20 Kasım 2017 Pazartesi
Son Konular

Yazarları Özel Hayatlarına Göre Değerlendirmek

Yazarları Özel Hayatlarına Göre DeğerlendirmekNe zaman duysam çıldırırım; bir yazarı yazdıklarına göre değil de yaşadıklarına yani yazmadıklarına göre değerlendirmek ve bu yüzden onu tenkit etmek, edebilmek, etme cüreti göstermek… Ne acı ki Türkiye’nin Anadolu gibi bir edebiyat cevheri varken o güzelim yazarlarımızın harika yazıları varken onları herhangi bir ideolojinin ortasına koyuyor ve sınırlı kitlere hitap ettiriyoruz.

Bunun en tipik örneği Nazım Hikmet olsa da ben size daha spesifik bir insanı anlatacağım: Yahya Kemal Beyatlı. Yahya Kemal Beyatlı, uzun yıllar Fransa’da yaşamış bir Osmanlı aydını. Osmanlı aydını diyorum çünkü her zaman Osmanlı’ya sempati duymuş bir insandı. Öyle ki Anadolu tarihini bile Malazgirt Savaşı’ndan başlatır, Orta Asya’yı tarih olarak ele almaz amma velakin Yahya Kemal bir Cumhuriyet dönemi Türkiye Büyük Millet Meclisi milletvekili ayrıca ilk büyük elçimiz. Uzun yıllar boyunca ülke ülke Türkiye Cumhuriyetini temsil etmiş.

Bu onun şairliğini etkilemiş mi? Bugün “Akıncılar” şiirini okurken tüylerimiz diken diken olmaz mı? Elbette bana şunu diyebilirsiniz: Bazı edebiyatçılar, edebiyatı kullanarak topluma siyasi bir yön veriyor. Haklısınız, edebiyat sanatsal manada bir araç olarak kullanılabilir nitekim sadece Cumhuriyet döneminde değil Tanzimat döneminde de edebiyat bu şekilde kullanılmış: Namık Kemal, Ahmet Mithat Efendi ve daha nicesi. Ama bende size sorarım: Yahya Kemal Beyatlı sanat için sanat ilkesini benimserken onu bu kategoriye niye sokalım?

Ayrıca sizi soğutmak istemem ama Yahya Kemal, evli bir kadına aşık olmuş, kadın kocasından onun için boşanmış ve daha sonra da Yahya Kemal “Böylesine adı çıkmış” bir kadınla evlenmeyi reddetmiştir. Şimdi Yahya Kemal, “Sessiz Gemi” şiirinin şairi olmaktan çıktı mı?


Hakkında Diba Bahadıroğlu

Nediobu Kültür & Sanat Kategorisi Editörü

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Required fields are marked *

*