20 Kasım 2017 Pazartesi
Son Konular

Osmanlı Edebiyatının Örneksemesi

Osmanlı Edebiyatının ÖrneksemesiYıllardır Osmanlı Edebiyatı için, gelenek şiiri denir durulur. Sürekli de bir şekilde Arap ve Fars edebiyatının taklidi olduğu ya ima edilir ya da direk söylenir. Bende katılıyorum buna, evet, bir taklit söz konusu oldu. Nitekim bu taklit ilk dönemlerden bu yana örneksemeden ibaret.

Örneksemek ile taklit çok ama çok ayrı iki kavramdır. Örnekseme, bir durumu ya da olayı hatta olguyu, temel açıdan kendine uygulamaktır. Taklit ise, bir durum, olgu ya da olayı hem temel açıdan hem de estetik açıdan tamamen almaktadır. Örneksemede sadece temeli alır ve üstüne kendinizden bir şeyler eklersiniz, ayrıca örnekseme uzun ömürlü değildir çünkü temeli alır ve bırakırsınız. Taklit ise uzun ömürlüdür ve orada size ait bir şey yoktur.

Osmanlı Edebiyatı ise örneksemesidir. Gördüğü ve kıymet verdiği Doğu’nun edebiyatının kimi kısımlarını alıp kendisine yoğurmuştur. Bunu nereden anlıyoruz? Tabiî ki eserlerden.

Klasik edebiyat sadece Osmanlı döneminde yoktu. Selçuklu zamanında da vardı, yani Türkler Anadolu’ya girip Doğu edebiyatını gördükten itibaren örnekseme vardı. Bir dönem Selçuklu Devleti’nin fetret devrine girmesiyle oluşan Beylikler döneminde dahi Doğu etkisi vardı. Nitekim çeviriler yapıldı.

Önemli Doğu şairlerinin eserleri çevrildi. Yalnız bunlar sadece çeviri değildi, telif eserdi. Yani sadece o büyük eserlerin bir kısmı alınıp ya da sadece özü alınıp gerisinin şair tarafından eklenmesiydi. Elbette özü bozulmadan konu değişmeden. Bu bakımdan 14.asırda dahi örneksemeye giden edebiyat nasıl taklit olsun?


Hakkında Diba Bahadıroğlu

Nediobu Kültür & Sanat Kategorisi Editörü

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Required fields are marked *

*