20 Kasım 2017 Pazartesi
Son Konular

Madam Bovary

Madam BovaryGustave Flaubert’in ölümsüz eseridir. 19.asrın sonlarına doğru yazmıştır ve yazıldığı zaman da fazla müstehcen bulunmuş ve yasaklanmıştır. Daha sonra ise bazı kısımlarla oynanmış ve yeniden yayınlanmıştır.

O dönemde bu eserin fazla müstehcen bulunmasının nedeni, Romantik akımın verdiği bir etki olarak sayılabilir. O dönemde, romanlarda Genç Werther’in Lotte’si konuşulurdu. Yani bir nevi kutsal kadın azizliğine bürünmüş ve doğanın içinden çıkagelmiş bir duru güzellik. Madam Bovary’e kadar romantik bir doğa anlayışı vardı. Doğa, görüldüğü gibi değildir romantikler için, bir kaçıştır. Şehrin karmaşasından ya da kentin soğuk sanayisinden; bir Cennet’e düşmek gibidir doğa onlar için. Lakin Realistler bunu tersine çevirmiştir.

Realist bir eser olan romanın baş kişisi olan Madam Bovary, sürekli kente kaçar, kente özenir. Taşrada kalmayı gericilik sayar. Madam’a göre her yerde çamur vardır ve insanların zaman anlayışı yoktur. Delirme aşamasına gelir neredeyse.

Ve aldatır Madam Bovary kocasını. Zaten kitabın en çok tepki alan kısmı da budur. O zamanlarda aldatmak bir kadının yapıp yapacağı en kötü şeylerden biridir. Namussuzluk olarak atfedilir. Bu bakımdan Madam Bovary, çok eleştirilmiştir. Madam Bovary gibi kötü bir karakter yarattığı için Gustave Flaubert de taşa tutulmuştur.

Madam Bovary, dünya edebiyatı kadar Türk edebiyatını da etkilemiştir. Aşk-ı Memnu’daki Bihter baş kişisi bir nevi yerli Bovary olarak düşünülebilir.

Nitekim her iki karakter için de edebiyat dünyası hala aynı soruyu sorar: Aldatmak kötü bir eylemdir evet ama bu iki kadın, iyi niyetle gittikleri bu evlerde aldatmaya nasıl sevk oldular?


Hakkında Diba Bahadıroğlu

Nediobu Kültür & Sanat Kategorisi Editörü

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Required fields are marked *

*