20 Kasım 2017 Pazartesi
Son Konular

İnce Belli Çay Bardağı

İnce Belli Çay Bardağı“Yazın bu küçük mahalle kahvesinin bahçesine sık sık gittiğim için, karayelin, tipinin çılgınca savrulduğu akşam, içeriye girdiğim zaman yadırganmadım” diye başlar Sait Faik, Mahalle Kahvesi adlı öykü kitabının aynı adı taşıyan ilk öyküsünde.

Ve devam eder: “…  Bu mor ışık o kadar çabuk koyulaştı ki kahve daha ışıkları bile yakmamıştı. İnce belli çay bardaklarının en güzelini önüme bırakıp giden kahveci:

–  Morukların söylenmeyeceğini bilsem ışıkları daha yakmazdım ya, dedi, neredeyse homurdanmaya başlarlar. Kahve ışıklarını yakınca dışarıdaki karın ışığı söndü.”

Size bunu neden yazdım? Çünkü Sait Faik’i en iyi yine kendisi anlatır. Anlatımındaki akıcılık, kelimeler ve harika bir gözlem gücü… Türk edebiyatında Sait Faik denilince bir durmak bir düşünmek lazım gelir bu bakımdan.  Dünya çapında bir hikaye yazarıdır ve Türk edebiyatındaki anlatıcı sorununu çözen biricik öykücümüzdür.

Yukarıda adı geçen Mahalle Kahvesi adlı öykü kitabı da Sait Faik’in Semaver adlı öykü kitabından sonra çıkardığı kitabıdır. Her öykü kitabında işlediği konular farklı olsa da özelikle Mahalle Kahvesi adlı öykü kitabında konuları ile değil işleyişi ile ilgi çekiyor. Ayrıca çoğu öyküsünde de gözlemci statüsünde olduğu için öyküler o kadar askıda kalıyor ve tadı o kadar damağınızda kalıyor ki oturup siz tamamlıyorsunuz.. Sait Faik okumamak bir eksikliktir; mutlaka okuyunuz.

Bu arada söylemeyi unuttum, bugün herkesin kullandığı “İnce belli çay bardağı” tanımının ilk kez bu öyküde geçtiğini ve bu tanımın Sait Faik’e ait olduğunu biliyor muydunuz?


Hakkında Diba Bahadıroğlu

Nediobu Kültür & Sanat Kategorisi Editörü

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Required fields are marked *

*