21 Kasım 2017 Salı
Son Konular

Deyimler ve Atasözleri

Deyimler ve AtasözleriBu konularda çok fazla yazı okuduğunuza eminim ki zaten benim de amacım sizleri bilgilere boğmamak. Ben daha çok deyim ve atasözlerinin şuanki durumuyla ilgileniyorum.

Eskiden insanlar birbirleriyle konuşmak zorundaydılar. Hikayeler anlatırlar, fıkralar anlatırlar, bilmeceler bilirlerdi.  Buna ise toplumsal bellek denirdi.

Toplumsal bellek denilen şey, en kısa tabiriyle halkın yaşayış biçiminden ortaya çıkan ürünleri yine halk tarafından saklanması ve paylaştırılmasıdır. Bu bakımdan halk belleği önemlidir. Bakmayın şimdilerde sadece ve sadece yaşlılardan bilgi alındığına; eskiden çocuklarda dahi halk edebiyatı kalıntıları vardı.

Toplumsal belleğe, efsaneler, mitler, halk hikayeleri, bilmeceler ve atasözü ile deyimler de girer. Hatta dünyanın en uzun destanı olarak nam salan Manas Destanı, halk belleğinden derlenmiştir çünkü bu destanı ezberlemek halk arasında meslek olarak görülmüştür.

Şimdi toplumsal bellekte kala kala atasözleri ile deyimler ve türküler kaldı. Halk masallarıymış, meddah hikayeleriymiş Hak getire…  Eğer bunlar derlenmeseydi muhtemelen unutulup giderdi de… Zaten bu yüzden halk edebiyatı artık sıkıcı. Kitaptan okunduğu ve artık maalesef kitabi bilgi kategorisine girdiği için sıkıcı…

Oysaki Türkçe, deyim ve atasözü anlamında dünyanın en zengin dillerinden bir tanesi. Bunun nedeni ise hem köklü bir milletin dili olması hem göçebe kültür ile yoğrulmuş olmasıdır. Göçebe kültür, sürekli hareket istediği için az kelime ile çok şey anlatmak esastır. Uzun yıllar göçebe olarak yaşayan bir milletin ise bu kadar fazla söz varlığına sahip olması işten bile değildir.

Benim şikayetim ise bugün bunun değerinin bilinmemesi ve ricam ise daha çok deyim ve atasözünü bilmek. İnanın, pişman olmayacak ve çok seveceksiniz.


Hakkında Diba Bahadıroğlu

Nediobu Kültür & Sanat Kategorisi Editörü

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Required fields are marked *

*